14.08.2012

2 Gün 1200 Km Yolculuk - 2012

2 Gün 1200 Km Yolculuk

Her yolculuk yorucu mu olur?
Elbette ki hayır. Peki o zaman neden ‘’uzun ve yorucu’’ yolculuk diye kurulur o cümleler? Uzun ve yorucu olmayan, mutlu eden bir yolculuk hikayesi benimkisi..

Şu hayatta beni en çok etkileyen olayların başında gelir yolculuk. Uzun yada kısa, her yolculuk içimde garip bir noktalara dokunmuştur. Anlayamadığım ölçüde bir huzur ve terk etme duygusu bırakmıştır hep. Huzur ve terk etmenin vermiş olduğu o hüzne ise hiçbir zaman anlam verememiş, onu hiç açıklayamamışımdır.

Bu hafta sonu yaklaşık bir haftadır yapmış olduğum ucu açık planları hayata geçirebildim. Üniversite hayatımın bir yılını geçirdiğim Bilecik’e kardeş dediğim insanları görmeye, birini de askere uğurlamaya gittim.

Cuma’yı cumartesine bağlayan gece saat 01.00’da bindiğim otobüsten yol yapım çalışmalarının vermiş olduğu rahatsızlık sayesinde 2 saat gecikmeli olarak saat 06.00’da Bilecik’e ayak bastım.

Siz sabahın o saatinde Anadolu’da bir şehirde o huzuru hissedebildiniz mi hiç?

Cumartesi günü askere gidecek arkadaşımızın telaşı ile görmek istediğim insanları da göremeden, arkadaşımın aile büyükleri tarafından ‘’sen askerlik yaptın mı?, sen ne zaman askere gideceksin?’’ sorularına yanıt vererek gün geçerken gelen bir telefon ile akşamın saat 21.00’ında Bilecik Söğüt’e yani Osmanlı’nın kurulduğu yeregitme kararı aldık. Motorsiklet üstünde o saatte hem de Bilecik’te dolaşmak yazın ortasında kışı hissetmekten de öte…

Bilecik merkez’e geldiğimizde saat 23.30’u gösterse da gece 03.00’a kadar eve gitmemesini, sohbet edip geçmiş yılların hasretini gidermesini bildik.

Pazar günü sabahın 06.00’ında asker evi telaşı ile uyanıp 11.15’deki trenimiz için yola koyulduk. Eskişehir için oldukça az bir zaman ayırdığımızın farkına Ankara yönüne giden hızlı trenimize bindiğimizde vardık.

Yaklaşık bir buçuk saatlik yolculuğun sonunda Ankara’daydık. Sincan’dan Ankara garına yapıp çalışmaları yüzünden otobüsle gitmek zorunda kaldık. Gardan Kızılay’a metro ile gidip Askere uğurladığım arkadaşımla vedalaşıp Bahçelievler’e bir arkadaşımın evine gidip yağmurun dinmesini bekledikten sonra da Ankara’nın meşhur 7. Caddesine gidip Hobby Cafe’de yemek yedik ve yolculuk için Aşti’ye doğru yol aldık.

Ve Pazar günü saat 17.00’da İstanbul’a doğru yola çıkan otobüsün içindeydik. Eve geldiğimde saat 00.00’ı gösteriyordu. Tam iki gün süren yaklaşık 1200 m’lik yolculuğun sonu seyahat etmenin, yeni yerler, yeni güzler, yeni tatlar tatmanın verdiği mutluluk ile son buldu.



Fotoğraf ise İstanbul'a dönüş yolunda moladan bir kare..

2 yorum:

sevda s. dedi ki...

Twitterdan da takip ettik, çok aktif bir haftasonu idi senin için :)

can poyraz dedi ki...

Her hafta sonumuz böyle aktif geçse :)

KozmoPolitik.com