26.10.2013

“Sen uyu, o uyusun ve bulutlar uyanmasın”


“Sen uyu, o uyusun ve bulutlar uyanmasın”

Vakit ikindi, sonu denize varan koca bir bulvarda yürüyordum. Göğsüme çarpan o sert rüzgarda önümü kapatma ihtiyacı hissedip derin bir iç çekmiştim bitirdiğimiz mevsime.

Aşağıya doğru indikçe egzoz dumanını bastıran bir yosun kokusu çalınıyordu burnuma.
Kulaklarım araba gürültülerinin arasından seçmeye çalışıyordu 18.45 vapurunun düdüğünü. 
Ve keyifli bir sevgili arıyordu gözlerim.
Ya ayaklarım? Bulvarın bitiminde durmak mı istiyordu? Yoksa yola devam mı etmek. Kısa bir enstantane olarak mı kalmalıydı yoksa minik bir anı mı yaşatmalıydı bu bedene. O da bilemedi tıpkı kalbi gibi. Daha hızlı adımlarla bitirdiği bulvarda sağa dönüp denizi soluna alıp uzaklaştı.

Uyku vaktini özlemişti, kim bilir?
Belki de bulutların bir daha hiç uyanmamasını istiyordu kalbi de?

Hiç yorum yok:

KozmoPolitik.com