5.06.2014

Yolu İzlediğini Hatırlıyorum



Yolu izlediğini hatırlıyorum. Uzun uzun yolu izlediğini.

Zaten fazla da yapacak bir şey yoktu bu köyde hem de bu yaşta.
Gün uzundu onun için. Sabah ezanında kalkar, güneşin doğuşu ile kahvaltısını yapardı. Hemde hiç aksatmadan yıllardır. Aynı zaman dilimi aynı yiyeceklerle. Hatta masa bile hiç değişmemişti. En son 2 yıl önce kırmıştı o yıllardır kullandığı çay bardağını. Bi o değişmişti. Masada, bi o yeniydi. Kendisi hariç tüm eşyalar zamanda durmuştu adeta. Kimisi de çeyizinden kalmıştı. Mesela duvara çakılı rafta duran çiçek desenli tabaklar gibi.

Eli artık zor tutuyordu belli ki, o çok sevdiği, emeğini, hayatını ektiği tarlasında fidanları sarmış dikenleri bile koparmaya cesaret edemedi. Yavaş yavaş, bol nefes alarak tamamladı bahçesinde kontrolü. Geceden değişen hiçbir şey yoktu. Gerçi olsa da gözü çok iyi seçemiyordu ya!

Oturmaktan kaplamasının eskidiği, cam önündeki divanına oturdu. Yaşlanmış, kırışmış ellerini bacaklarının üzerinde birleştirip yolu izlemeye koyuldu. Sol çaprazında yazdan kurumaya bıraktığı, güneşin kurutup tanelerini kahverengine çevirdiği mısır koçanları asılıydı. Kaç aydır oradaydı hesaplamak bile istemiyordu. Mısırların hemen altından da o yol gözüküyordu. Hani beklediği, gözlediği. Günlerdir birinin bile çıkıp gelmediği o yol.

Derin bir iç çekip yolu izlemeye başladı.

Ve ben o Karadeniz kadınının yolu izlediğini hatırlıyorum. 

2 yorum:

MELTEM BOLUKBASI dedi ki...

Ben o yoldan cikip,gelen o burusuk elleri open olmak istedim suanda...

gece kelebeği dedi ki...

Cok gzlms can. Ellerine saglikm

KozmoPolitik.com