16.07.2014

Bir Umutla Gitmiştim Kayseri’ye

Bir Umutla Gitmiştim Kayseri’ye

Hiç tanımadığım biri için mücadele edeceğimi, onu anarken yutkunmakta zorlanacağımı, davasını takip etmek için İstanbul’dan Kayseri’ye hiç tanımadığım ama en yakın arkadaşımmışçasına yardımlaşarak yol alacağımı söyleseler inanmazdım.

Hayatın inanamadıklarımızı yaşattığı zamanlardan biriydi Gezi.

Gezi’yi sahiplenen, olaylar sırasında gaz yiyen, gözaltına alınan, mücadele eden herkes Eskişehir’de 19 yaşındaki bir gencin dövülerek öldürülmesi acısını yaşadı. Polisler ve esnaf tarafından tek başına sokağa giren ve üzerinde taş, sopa gibi hiçbir şey olmayan bir gencin dövülerek öldürülmesi acısını. Ali İsmail Korkmaz’ın acısını.
Yaklaşık 1 yıldan beri Gezi’de öldürülenlerin davaları Hatay, Ankara ve Kayseri’de devam ediyor. Sorumluların hesap vereceği umudu ile onlarca insan sahipleniyor bu davaları.

Ben de 14 Temmuz pazartesi günü Kayseri adliyesine Ali İsmail Korkmaz’ın mahkemesine gittim. Mahkeme salonuna girip davayı takip etme şansım da oldu. Sanıkların savunmaları ve sanık avukatlarının konuşmaları sırasında Ali İsmail’in ailesi ve izleyicilerin kendilerini tutamadıkları, bağrışmaların yaşandığı anlara şahitlik etmek mücadelenin nasıl devam ettiğini bir kez daha gösterdi bana.

Ara karar sırasında sanıkların birbirleri ile gülüşerek konuştuklarına şahit olduğumuzda ise o an dünyanın en güçlü annesinin Emel anne olduğunu düşündüm. Evladını 19 yaşında elinden alan katiller hemen yanındaydı, gülüşüyorlardı. Yetmemiş, tutuksuz yargılanmalarını talep etmişlerdi masum olduklarını belirterek. Düşünsenize bir anne için ne kadar da zordu!

Ben tek değildim. Mahkeme salonunda, sanıkları ve avukatlarını saymazsak -ha bir de güvenlik görevlileri ve mahkeme heyeti var- herkes tutuksuz yargılanan 2 sanığın da tutuklu yargılanmasını bekliyordu. Mahkeme ise bir önceki dava ile bu dava arasında kararı değiştirecek bir delilin olmadığını söyleyerek bu umutları yıktı, davayı 9 Ekim’e erteledi.

Giderken yol kısa gelmişti,  dönüş biraz daha uzundu. Anadolu’nun güzel ve verimli toprakları yaşanan bunca acıyı hak etmiyordu. Dönüş yolu; her molada priz kenarından bir sandalye kapıp yiyip içerken imecenin hüküm sürdüğü 12 saatten ibaretti. Eve geldiğimde 5 sularıydı. Yorgunluktan hemen uyumuşum. Düşününce 1 yılı geçti Ali İsmail’in hayatını kaybedişinin üstünden ve bir yıldır ailesi bu acıyla yaşıyor, uyumaya çalışıyor, adalet bekliyor. Tam 1 yıldır.

Hiç yorum yok:

KozmoPolitik.com