7.08.2015

20 Saat Süren İzmir - Ödemiş



Çok değil 20 saat kaldığın, gezmeye fırsat bulamadığın, yerlileri ile çok diyalog kuramadığın yeri nasıl anlatırsın pek bilemedim. Yine de blogumda ufak bir anı olarak kalmasını istedim Ödemiş ziyaretini.

Uzun diyemeceğim bir kara yolculuğundan sonra sabahın ilk ışıkları ile girmeyi hedeflediğimiz İzmir'e öğle saatlerinde girmiş Ödemiş'e gitmek için İzmir Turizm'den bilet almıştık.
İzmir Ödemiş arasının 2 saat sürebileceğini bileti alırken fark etmek hoş olmasa da otobüs yolculuğuna başladığımızın 10. dakikasında dağıtılan dondurma şaşırtıcı ve güzeldi.

Önceden Ödemiş'e gitmemiş biri olarak zaman zaman demir yolu ile kesişen, ufak kasabaların ve tarlaların arasından geçerek ilerlenen yolun sonunda; bir cadde üzerine kurulu, ufak bir İzmir ilçesine gitmeyi beklerken 130.000 nüfuslu, cadde ve sokakları ağustos sıcağına rağmen cıvıl cıvıl olan, her gölgelik alanın bir müşterisi bulunan, ana yol üstü ya da sahile yakın olsa İzmir'in merkezi olabilecek bir ilçe ile karşılaştım.

Kadınları genelde kısa saçlı ve hafif çekik gözlü, erkekleri ise toprak ile yoğurulmuş esmer ve yüz hatları belliydi. Egenin o tatlı şivesi, sokakta yürürken muhabbetlere kulak kabartacak hatta dönüp muhabbete dahil olacak bir cesaret veriyordu insana.

Şansımıza o gün ilçenin, İzmir'in ve bölgenin meşhur pazarı denk geldi. Sanırım hayatım boyunca gördüğüm en büyük açık pazardı. Daha önceden duymamış olsam da yakın çevremdeki insanların bile o pazarın ününü duyduklarını fark ettim.

Sahibi olmayan bir gölgelik alan bulmak inanın zordu. Ufak bir soluklandıktan sonra şehre asıl gelme amacımız olan "arkadaşlarımızın düğünü" konulu koşuşturmacaya katıldık. Ufak bir şehir turu, düğün fotoğrafı çekilebilecek mekanlardan sonra Bozdağ'ın dibinde ege kır düğününe katıldık. Bol ege ezgileri ile geçen gecenin ardından sabahın köründe uyanıp İzmir'e uçağa yetişmek oldukça can sıkıcı olacakken yardımımıza tren yetişti. Bir saat kırk dakika süren keyifli bir sabah yolculuğu oldu diyelim.

Ani gelişen ve çok kısa süren bir seyahatin insana gezme, keşfetme fırsatı verme ihtimali zaten düşünülemezdi. Bir daha gitme isteğinin ise bu kadar baskın geleceğini beklememiştim. Hayat ne getirir bilinmez ama yolum elbet bir kez daha Ödemiş'e düşer. Umarım bu sefer oraya hak ettiği vakti ayırabilirim.

1 yorum:

öykü dedi ki...

selamlar efendım

keyıflı bılgı verıcı bı gezı yazısı olmus :)

severek okudum

KozmoPolitik.com